Ana Sayfa Savunma Sanayi Yerli Savunma Sanayisi ve Necmettin Erbakan

Yerli Savunma Sanayisi ve Necmettin Erbakan

9 min read
0
2
1,172

Merhaba arkadaşlar, bugün sizlere yerli savunma sanayinin öneminden bahsedeceğim. Umarım faydalı olur…

Ülkemizin gelişmesi ve güvenliği için güçlü ve yerli savunma sanayi çok önemli bir etkendir. Çünkü kullandığınız silahlar, tanklar, uçaklar eğer kendi malınız olursa, onları istediğiniz gibi özgürce kullanırsınız. Başkasının ürettiği silahları ne kadar para verip alsanız da o silahlar tamamen sizin değildir. Yazılımlar, şifreler size tamamen verilmez. Aldığınız uçak, tank arıza yaptığı zaman siz elinizi bile kıpırdatamazsınız, çünkü siz üretmediniz. Size satan ülkeye göndermek de iyi bir çözüm değildir, çünkü tamirden aylar sonra size geri gelebilir. Başkalarının uçaklarını satın almak aynı zamanda güvenlik zayiatıdır. Çünkü şifreler, kodlar yukarıda bahsettiğim gibi size verilmez. Her şey üretici ülkenin elindedir, yani siz o uçakla o ülkenin istediği yeri vurursunuz istemediği yeri vuramazsınız.

Bu bahsettiklerimin birçok örneğini ülkemiz yaşamıştır. İşte bunlardan birkaç örnek…

Kıbrıs Barış Harekâtı’nda ülkemize ambargo uygulanmış ve uçaklarımız kaldırılamamıştır.  Yani neymiş sizin üretmediğiniz silah sizin değildir. İlerleyen zamanlarda da bu ambargo devam edince Türkiye yerli savunma sanayinin önemini anlamaya başlamıştır. Nitekim şuan dünya devleri ile yarışan Aselsan o dönemlerde kurulmuştur.

Kısa zaman önce uzaya gönderdiğimiz milli keşif uydusu Göktürk 2… Göktürk 2 terörle mücadelede önemli yere sahiptir. Kendi uydumuz yokken her zaman görüntü alamıyorduk, aldıklarımız da net değildi. Hatta alınan görüntülerde Kandil bölgesi karartılmış bir şekilde  bize veriliyordu.

 

 

 

 

 

 

Yine terörle mücadelede etkin olarak kullandığımız İHA’lar… Türkiye, kendi İHA‘ları yokken İsrail’den Heron satın alıyordu. Bu Heron’lar hem çok pahalı, hem silahsız hem de elimize çok zor geliyordu. Aldıklarımız da çok çabuk bozuluyor tamire gittiklerinde de ne hikmetse aylar sonra geliyordu. Bir şey daha, bu Heron’ları Türk pilotların uçurması yasaktı, İsrail’den gelen kiralık pilotlar uçuruyordu.  İstihbaratın can alıcı noktalarından biri olan bu silahı başka ülkenin askerleri uçuruyor, gerçekten acınası bir durum. Şimdi ülkemizin ürettiği İHA’lar, Heronlara göre oldukça düşük maliyetli, silahlı ve bir o kadar da gelişmiş özelliklere sahiptir. Hatta bazı İHA’larımız Amerikan İHA’larından bile daha gelişmiştir. Bir örnek, Amerikan ve İsrail İHA’ları kumanda ile kalkış iniş yaparken Türk İHA’lar bunu bilgisayar programları ile yapmaktadır.

Son bir örnek daha, Türkiye yıllar önce kendi uçağını kendi fabrikalarında üretiyordu ama ne hikmetse saçma sapan nedenlerle bu fabrika kapatılmıştır (kapattırılmıştır !!!).

Evet, arkadaşlar bunlar sadece bizim bildiğimiz birkaç örnek. Anlıyoruz ki Türkiye gelişmek için, süper güç olmak için kendi silahını kendisi üretmek zorundadır. Bu konuda elbette biz mühendislere çok iş düşmektedir.

Son olarak yerli savunma sanayinin önemini bir siyasetçimizin ağzından dinleyelim… Profesör Doktor Necmettin Erbakan…

Öncelikle Sayın Erbakan’ın biraz tanıyalım.

Birçok kişi Erbakan’ı siyasetçi yönüyle tanır. Peki, Erbakan ‘ nın siyasetçi olduğu kadar işinin hakkını veren iyi bir Makine Mühendisi olduğunu biliyor muydunuz?

Erbakan 29 Ekim 1926 yılında Sinop’ta doğdu. Babası Adana’nın Kozan ve Saimbeyli bölgesinde yaşamış olan Kozanoğluları ‘ndan Mehmet Sabri Erbakan, annesi de Sinop’un tanınmış ailelerinden birinin kızı olan Kamer Hanım’dır.

Necmettin ERBAKAN ilkokula Kayseri Cumhuriyet İlkokulu’nda başladı, babasının Trabzon’a tayin olması dolayısıyla ilkokul öğrenimini burada okul birincisi olarak tamamladı. 1937 yılında ilk tahsilini tamamladıktan sonra aynı yıl İstanbul Erkek Lisesi’nde orta tahsiline başladı. İstanbul Erkek Lisesi’ni 1943 yılında birincilikle bitirdi.1948 yılı yaz döneminde İTÜ Makine Fakültesi’nden 3,96 gibi yüksek bir ortalama ile (bu ortalama hala geçilememiştir) mezun olan ERBAKAN aynı yılın 1 Temmuz’unda Makine Fakültesi Motorlar Kürsüsü ‘nde asistan olarak göreve başladı. 1948-1951 yılları arasındaki bu 3 yıllık asistanlık döneminde o zaman doktora tezine tekabül eden yeterlilik tezini hazırladı. Sınıflarda ders vermek doçent ve profesörlerin yetkisinde olmasına rağmen kendisi asistan olduğu halde ders vermesine izin verilmiştir. 21 Şubat 2011’de vefat etmiştir.

Buna Benzer Yazılar Göster !
Daha Fazlasını Yükle - Yunus Arat
Daha Fazla Göster -  Savunma Sanayi

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bak Bakalım ?

Arduino ile Röle Kullanarak Harakete Duyarlı Lamba Yapımı

Merhaba arkadaşlar, bugün sizlerle koridorlarda merdivenlerde çokça gördüğünüz harekete du…